Nöralterapi, lokal etkisinin yanı sıra bugün kibernetik etkileşim ile birlikte sinirsel, hücresel, psişik ve humoral etkisi de kanıtlanmıştır.

Nöralterapi; sadece belli noktalara uygulanan enjeksiyonlar değildir. Çünkü nöralterapi bedende bulunan tüm anotomik oluşumları, temel maddeyi (matrix), bağ dokusu ve Vejetatif Sinir Sistemini esas alır. Nokta enjeksiyonları dışında; eklem içi, organ, bozucu alan, ganglion, kas ve triger nokta enjeksiyonları vardır.
Vücutta hastalıklar ortaya çıkmadan önce bir takım değişiklikler olur.Çoğu kez hastanın kendi psikolojisi ile ilgili olduğu söylenen rahatsızlıkların temelinde hastanın zorlanan vejetatif sinir sistemindeki düzensizlik olduğunu ortaya çıkaran bir bilim dalıdır.
Nöralterapide hastalıkların zaman bağlantısı çok önemlidir.Hastalığın ne zaman ve neden sonra ortaya çıktığı çok kıymetlidir.
Almanya’da 50 yıldır uygulanan bu tedavi Türkiye’de 3-4 yıldan beri özel eğitim almış hekimlerce başarıyla uygulanmaktadır.
HUNEKE metoduna göre Nöralterapi şu mekanizma ile çalışmaktadır:
1- Segmental mekanizma: Burada problemin uzandığı segmente yapılan ilaç enjeksiyonu ve bu segmentin spinal kord.(omurilik) ile olan bağlantısı esastır.
2- Problemin bulunduğu bozucu alanın ortadan kaldırılmasıdır. Bazen bu bölgeye yapılan enjeksiyon ile semptomlar aniden ortadan kalkar. Biz buna nöralterapi de Sekunden Fenomen yani sanayisel etki veya Yıldırım Fenomen diyoruz.
Segmental tedavide stimulus, spinal cord yolu ile periferden organa ulaşır (deriden organa – cutivisseral refleks yol), yada organdan spinal cord ile bir organdan diğer organa ulaşır (viscerovisceral refleks yol).
Bütün bu nörovejetatif sistem fonksiyonları hormonal selüler, humoral ve sinirsel düzenleyici mekanizmaların ayarlanmaları sonucu sistemindeki reaksiyon katılımları ile ilgilidir.
Yani birinde olacak bir bozukluk, sistemi etkiliyecek.Yalnızca bir organ değil, bütün vücudu etkiliyecektir.
Bozuk segmentel dokuya yapılan nöralterapi, yalnızca patolojik refleks yolları kesmekle kalmaz, aynı zamanda bozuk hücre membranını doğru potansiyele repolarize ederek vejetatif fonksiyonları normal hale getirir.
Vücudun herhangi bir yerinde geçirilmiş veya halen devam eden lokal irritasyonlar (kimyasal, fiziksel veya travmatik) patolojik bir saha yani bozucu alan haline gelebilir ve nörovejetatif sistemde iletimi bozarak diğer vücut fonksiyonlarınında bazılarını rahatsız hale getirebilir.
Bozucu alanların çoğu kafa bölgesindedir.Özellikle dişler, tonsiller ve paranasal sinirlerde lotalizedir.
Yaşam sadece madde ile sınırlanmış değildir, aynı zamanda enerji ile bağlantılıdır. Hücre zarı normal dinlenme durumunda dış tarafta pozitif (+), iç tarafta (-) negatif yük ile yüklüdür. Bir uyarılma olunca; Na+ iyonları hızla hücre içine akar, o kadar hızla akarki, iç ve dış tarafta potansiyel farkı yol alır. Hatta iç yüzeyde dış tarafa oranla daha fazla pozitif yük toplanır. Bu durumda dinlenim potansiyeli ortadan kalkar (depolarizasyon). Bu durumda potasyum iyonları hücreyi terk etmiş sodyum iyonları hücre içine girmiş olur.
Normal şartlarda depolizasyon durumundan hemen sonra hücre zarının porları Sodyum iyonlarına karşı geçirgenliğini kaybeder potasyum iyonları hücreye geri döner, sodyum iyonları hücreyi terk eder.(repolarizasyon) .
Normalde hücrenin içerdiği potansiyel 40-90 milivoltdur ve bu potansiyel her stimülüs ile düşer (depolarizasyon) ve hemen ardından gerekli enerji oksijen metabolizmasından sağlamak koşulu ile hücre yeniden şarj olur.
Ancak çok kuvvetli bir stimülüs veya stimülüsün uzun sürmesi, kronikleşmesi yada birden fazla stimülüs sonucu hücre yeniden repolarize olmayı başaramaz. Sürekli depolarize halde kalır, bu nedenle zayıflamış veya hastalanmış hücre fonksiyonlarını sürdüremez.
Sürekli depolarize halde kalan hücrenin potansiyeli sıfır milivolda kadar düşmüştür. Bu durumda nöralterapi için kullanılan lokal anestezik hücreyi 290 minivoltluk potansiyel ile hiperpolarize eder, daha sonra hücre normal 40-90 milivoltluk enerji ile sabitlenir. Nöralterapötik ajanın içerdiği yüksek potansiyel ile hücre potansiyelini repolarize edip sadece vejetatif sistemi düzenlemekle kalmaz; nöral, humoral, hormonal, psişik etkinliği de düzenler. |