Deri Çatlakları Tedavisi

Deri çatlamaları sık görülen bir rahatsızlıktır ve pek çok kişiyi estetik açıdan rahatsız etmektedir. Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun yırtılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor. En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor. Deride çizgisel incelme ve yara izi şeklinde belirti vermektedir.

Cilt çatlakları, vücudun değişik bölgelerinde kilo artışı nedeniyle, derinin alt dokularında yoğun ve sürekli gerilme sonucu ortaya çıkmaktadırlar. Derinin gerilmesi derideki bazı hücrelerden kimyasal maddelerin ortaya çıkmasını tetiklemektedir. Bunun sonucu olarak alt derideki kollajen ve elastik lifler zarar görmektedir.

Cilt Çatlağı Tedavisi

Çatlakları yüzde 100 geçirecek herhangi bir yöntemin olmaması ile birlikte en çok kullanılan yöntemler lazer ve karboksiterapi , mezoterapi,PRP, nöralterapi,peeling yöntemleridir, çatlaklarda , karboksiterapi yöntemi sayesinde ortalama 8- 10 seanslık uygulamalardan sonra hem cilt kalitesinde genel düzelme ve toparlanma ve hem çatlaklarda yine yüzde 60- yüzde 90 başarı elde edilebilir.

Nöralterapi ve mezoterapi birlikte çatlak tedavisinde oldukça etkindir.

Çatlaklara engel olabilmek için karın, göğüs ve bacakları esnemeye alıştırmak gerekir. Çeşitli losyon ve yağlar cildin esnemesine yardımcı olabilir.(özellikle ozon yağı) Ayrıca bu bölgelere masaj yapılması kan dolaşımını hızlandıracağından çatlaklara karşı koruyucu olacaktır. Masaj, soğuk – sıcak su ile şok duşu ve düzenli egzersiz yapmak cilt ve kasların oksijenle beslenmesi ve hücrelerin güçlenmesi açısından önemlidir. Güçlü hücreler çatlamazlar. dengeli beslenmek ve bol su içmek de cildin sağlıklı bir yapıya sahip olmasında ve kendini korumasında önemli bir faktördür.Asidik beslenmeden kaçınlımalı,alkali beslenmeye önem verilmeli ayrıca glisemik indeksi yüksek karbon hidrat ve rafine şekerden kaçınmalıyız